Merhabalaar !!
Evet farkındayım bu metnin başlığı biraz iddialı oldu ama benden çıkmadı :)
Nur hocanın hem bana hem hükümete attığı bir taş :)
Farmakognozi dersinde aromatik yağları işliyoruz bu dönem , derslerden okaliptus.Tropikal kökenli bir bitkiymiş , bulunmazmış pek buralarda.Ben de duramadım Taksimde var hocam diyiverdim.Nur hoca beklemeksizin kahkahyı basıp 'Taksimde kalan son ağaç sanırım , dikkatinizden ötürü tebrik ederim' dedi.Biraz bozuldum , biraz güldüm.Neyse hocadan gelen taş baş üstüne.Aynı gün akşamı teyit etmek için gittim taksime,TRT binasının yanında yetişkin , selvi boylu , heybetlice duran ağacımızın yanına.Şöyle bir iki yaprak aldım biraz buruşturunca keskin kokusuyla , yaprağıyla , çiçeğiyle tam bir okaliptus .. :D
Ökaliptus diyince akla tabiki 'koala' geliyor :) Ya bu tembel bu yumuk yumuk hayvanlar sadece ökaliptus yiyorlar hem de dünya üzerinde 500 e yakın ökaliptus çeşidi olmasına rağmen sadece 7 türünü yiyorlar.Tembel ama seçici yumuklar.Pek bir enerji değeri olmadığından okaliptusun enerji tasarrufu yapmak zorunda kalıyor hayvancağız , ağır çekim hayatları da bu yüzdenmiş günün de 18-22 saatini uyuyarak geçiriyorlarmış..
Okaliptus(Eucalyptus) Myrtaceae familyasına ait,bünyesinde çokça tür bulunduran geniş bir ağaç cinsidir.
Sulfata ağacı, sıtma ağacı,ateş ağacı gibi isimlerle de anılır.
Sulfata ağacı, sıtma ağacı,ateş ağacı gibi isimlerle de anılır.
Peki Okaliptus nerden , nasıl gelmiş rafların tozunu alalım, hikayesini kurcalayalım dersek :
Avrupa’nın okaliptüs ağacıyla tanışması Tobian Fourneaux sayesinde olmuş , ilk tohumları Avustralya'dan İngiltereye getirmiş.Fransanın dikkatini de çekmeye başlayınca ağaç;Seyyah La Piruzi keşfe çıkmış.Tazmanya sahillerinde gördüğü Ökaliptuslar La Piruzinin dikkatini çekmiş ve bir çok çalışmanın temelleri burada atmış.Avrupa’da ilk zamanlarda “garip bir ağaç nazarıyla yaklaşılan” okaliptüs ağaçlarından kısa sürede ormanlık alanlar kurulmuş
.
Egzotik bir ağaç olan okaliptüs XIX. yüzyıldan sonra Avrupa’dan Uzakdoğu’ya kadar dünyanın sulak ve ılıman bölgelerinde başta endüstriyel
ağaçlandırmalarda hızla kullanılmaya başladı.Osmanlıya devletine de XIX. son yarısında girmiş.
Bitkilerin mistik geçmişini araştırmayı ve paylaşmayı çok sevsem de okaliptusa dair o yönde pek birşey bulamadım.Hintlilerde dahi yok.Okaliptusun Hindistana girişi de Avustralyadan alınan tohum kaynaklı.Tohumdan sonra yaklaşık 16 türün kültürü yapılmış ve yakacak sorununa ciddi bir çözüm getirmiş o dönemlerde.Bitkinin hikayesini bilmek,ona bu açıdan bakmak sanki bakış açımıza etik değerler katıyor.Bitkinin sadece faydalarından bahsetmek pek bi egoist pek bi faydacı pek bi ruhsuz.Ama ne yapalım elden geldiğince araştırmaya çalıştım :)
İstanbul Üniversitesi Merkez kütüphanesinde ökaliptusu tararken elime,Orman Bakanlığının 'OKALİPTUS YETİŞTİRİCİLİĞİ' kitapçığı geçti.Kitapçıkta ilk değinilen kısım okaliptusun 'bataklık ağacı' olarak değerlendirilmesinin yanlışlığı.Daha doğrusu ağaca sadece bu vizyonun yüklenmesi yanlış,bu düşünce ağaçtan alınan verimi asgariye çeker.Şöyle bir cümle geçiyor kitapçıkta 'akıldan çıkarmamak gerekir ki okaliptus;kullanılmayan,hiçbir şey yetiştirilemeyen toprakların ağacı değildir.' Öyleyse durup biraz düşünelim haksızlık etmeyelim okaliptusumuza.Kitapçık isminden de anlaşılacağı üzere yetiştiricilik üzerine daha çok zirai kapsamda.Tohumla ve çelikle üretimi yapılabiliyor.Ekimi dikimi bakımı zararlıları hakkında pekçok bilgi mevcut , yetiştiriciliğini yapacak arkadaşlarıma tavsiye edebileceğim bir kitapçık.Ve genel anlamda okaliptus dünya çapında odun hammadde açığını kapatmak için yetiştiriliyor kitapçığımızda işin bu boyutundan bakmış.Ben yazının geri kalanında bitkinin kognozi ve terapi boyutundan bahsederek tamamlamak istiyorum.
Okaliptus yağı diyabetten tutun da soğuk algınlığına,zihin bulanıklığına kadar birçok hastalığın tedavisinde yer alan bir aromatik yağ.Ben istiyorum ki öncelikle yağın oluşumuna bakalım sonra oluşumda yer alan maddelerin tedavideki yerlerine birlikte kafa yoralım.
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi 500 kadar okaliptus türü var fakat bunların yalnızca 30 kadarından tıbbi esans elde edebiliyoruz(Bilhassa E.globulus türünden faydalanılıyor)Taze yapraklarına su buharı distilasyonu uygulandığında %3-5 oranında esans elde edilir.Distilasyonun ilk saatlerinde toplanan yağ eczacılıkta kullanılıyor , daha sonraki kısım ise maden endüstrisinde kullanılıyor.
Uçucu yağ %54-95 oranında ökaliptol(1,8-sineol),terpineol,izoborneal,pinokarveol ve ödesmol taşır.
***Tıbbi olarak kullanılacak uçucu yağın en az %70 ökaliptol taşıması istenir.
Okaliptüs yağı, renksiz ve kendine özgü bir tat ve kokuya sahiptir.
-Günümüze kadar aromaterapide çok popüler olmasa da geleneksel tıpta ve aromaterapide her geçen gün kıymetlenen bir esanstır
-Yaralar: Okaliptüs yağı diğer aromatik yağlar gibi antiseptik özellikleri sahip. Bu nedenle okaliptüs yağı yaralar, ülserler, yanıklar, kesikler, sıyrıklar için şifa kaynağıdır. Ayrıca böcek sokması için etkili bir merhem.
Solunum problemleri: Okaliptüs esansiyel yağı; soğukalgınlığı, öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı, astım, burun tıkanıklığı, bronşit ve sinüzit gibi solunum yolu problemleri tedavisi için etkilidir. Okaliptüs yağı solunum sorunları tedavisi için ideal bir bileşim çünkü antibakteriyel, antifungal, antimikrobiyal, antiviral,anti-inflamatuar ve dekonjestan özellikleri taşır.Ilık su ile karıştırılmış okaliptüs yağı ile gargara yapılması boğaz iyileştirilmesinde tek başına yeterli değildir fakat tedavi süresini kısaltır.
Astım dünyada milyonlarca insanı etkileyen bir durum ve astım tedavisi için geliştirilen birçok alternatif var. Bunlardan birisi de göğüs üzerine 1-3 damla okaliptus yağıyla masaj ve boğaza okaliptus yapraklarını su buharı şeklinde uygulamak suretiyle yatıştırıcı etkisinden faydalanılmaktadır.Okaliptüs esansiyel yağının anti-inflamatuar özellikleri de astım semptomları yardım almak için devreye girer.
Zihinsel tükenmişlik: Okaliptus kullanan kişilerin tercihine neden: yağın ferahlatıcı etkisidir. Okaliptüs yağı uyarıcıdır, yorgunluk ve zihinsel tembelliğin etkilerini azalttığı ve hastaların ruhları gençleştirdiği yönünde bilgiler bulunmakta.
Okaliptüs esansiyel yağı beyne giden kan akışını arttırmak için kullanılır. Uçucu yağ birçok kişi tarafından bir vazodilatör olarak kabul olduğundan, kan damarlarını rahatlatıcı ve daha fazla kan dolaşımını sağlayarak vücuttaki kan akışını arttırır. Temelde beyne daha fazla kan ulaşması beyin gücü anlamına gelir ve okaliptüs esansiyel yağı öğrenci performansını arttırmak için aromaterapi biçimi olarak sınıflarda kullanılır. Ayrıca resmi araştırmalardaki tüm işaretler beyin fonksiyonu ve okaliptüs esansiyel yağı arasında pozitif korelasyon olduğuna işaret ediyor.
Kas ağrısı: Eğer eklem ve kas ağrısı için cilt yüzeyine okaliptüs yağı ile masaj yapmak stres ve ağrıları gidermek için yardımcı olabilir. Okaliptüs yağı analjezik ve anti-inflamatuar. Bu nedenle romatizma, lumbago, burkulan bağlar ve tendonlar, kasların sert ağrıları, fibrozis ve hatta sinir ağrısı olan hastalara önerilir. Yağ,vücudun rahatsızlık çekilen bölgesine dairesel hareketlerle masaj yaparak uygulanır.
Diş bakımı: Okaliptüs esansiyel yağı dental plak, diş eti iltihabı ve mikrop öldürücü özellikleri nedeniyle diğer diş enfeksiyonlara karşı çok etkilidir. Okaliptüs uçucu yağının çok yaygın olarak gargara, diş macunu ve diş temizlik ürünlerinde aktif bileşen olarak bulunmasının nedeni budur.
-Yaz döneminde Nilsuyla birlikte hazırladığımız sinek kovucuyu kullandık/kullandırttık ve sinek kovucu etkisini ispatladık.Tek problem her saat başı yenilemeniz gerekiyor malum UÇUCU yağ.Bu yüzden uykuya daldıktan sonra pek bir etkisi kalmıyor,tek bacağımda 32 tane sinek ısırığı saymıştım :D Tabi tamamen doğal yağlarla hazırlanan bir karışımdı bu stabiliteyi sağlayacak başka maddeler katılarak etki süredi uzatılabilir.Aynı zamanda böcek kovucu ve doğal bir pestisit olarak bilinen nitelikleri nedeniyle bitlerin de doğal bir tedavisidir.
Bağırsak mikropları: Okaliptüs yağı sıklıkla bağırsak mikropları yok etmek için kullanılır. Çalışmalar okaliptüs yağı vücudun çeşitli yerlerinde; kolon ve bağırsak gibi özellikle hassas bölgelerde ortaya çıkan bakteriyel, mikrobik ve parazitik olayları baskılamada faydası olduğu yönündedir.
Cilt bakımı: Okaliptüs yağı genellikle cilt enfeksiyonları tedavi etmek için topikal uygulanır.
Ateş: Okaliptüs yağı aynı zamanda ateş tedavisi ve vücut ısısını azaltmak için kullanılır. Okaliptüs yağı ortak isimlerinden biri "ateş yağı" olmasının nedeni budur. Nane yağı ile bir araya getirilmiş ve bir deodorant/bir karışım ısı düşürücü olarak vücuda püskürtüldüğü zaman iyi verim alınır.
-Halk arasında diyabet tedavisi amacıyla kullanılan aromatik yağlardan biri de Okaliptus (Eucalyptus camaldulensis Dehnh.)tur.Okaliptus uçucu yağının % 99.10'una karşılık gelen 30 bileşen saptanarak, ilk üç ana bileşenin p-simen (% 68.43), 1,8-sineol (% 13.92) ve 1-(S)-?-pinen (% 3.45) olduğu gözlenmiştir.Uçucu yağlar ve ilk üç ana bileşenlerinin antidiyabetik özellikleri araştırılmıştır. Bu amaçla yapılan çalışmada uçucu yağların ile ana bileşenlerinin karbohidrat sindiriminde görev alan amilaz ve glukozidazı inhibe ettiği saptanarak, inhibisyon türleri belirlendi. Sonuç olarak; okaliptus yapraklarından elde edilen uçucu yağın hem reaktif oksijen türlerini ve lipid peroksidasyonunu inhibe ederek gösterdikleri antioksidan etkiyle, hem de amilaz ve glukozidazı inhibe ederek diyabet tedavisinde etkili olabilecekleri saptanmıştır.
Onca şifasının yanında 'ALTIN GİBİ KIYMETLİ' desek abartmış olmayacağımızı gösteren bir araştırmayı da incelemenizi tavsiye edeceğim.'
Okaliptüs ağaçlarının içinde, altın tanecikleri buldu.'
http://www.ntvmsnbc.com/id/25474131/
Velhasılı okaliptusu sevin , onlara salırın , öpüp koklayın :)
(Taksimdeki meşhur(!) okaliptus ağacı :) )
Onca şifasının yanında 'ALTIN GİBİ KIYMETLİ' desek abartmış olmayacağımızı gösteren bir araştırmayı da incelemenizi tavsiye edeceğim.'
Okaliptüs ağaçlarının içinde, altın tanecikleri buldu.'
http://www.ntvmsnbc.com/id/25474131/
Velhasılı okaliptusu sevin , onlara salırın , öpüp koklayın :)
(Taksimdeki meşhur(!) okaliptus ağacı :) )




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder